BSM-Bağımsız Sinema Merkezi Hakkında

BSM 2011 yılında Türkiye’de sinema ve video alanlarında film, atölye, araştırma, yayın ve eğitim çalışmaları yapmak, Bağımsız sinemacılara kendilerini geliştirebilecekleri ve projelerini hayata geçirebilecekleri bir merkez sunma, kollektif bir üretim modeli oluşturabilme amacıyla kurulmuştur.
BSM Sinemayı sermayenin kontrolünde, sadece parası olanın üretebildiği bir sanat olmaktan çıkarmak için bunun tekniğini, kuramını, dilini yeni araçlar ve durumlar üzerinden yeniden değerlendirmeyi, yeni yollar açmayı, tartışmayı ve buradan yeni filmler üretmeyi amaçlar. BSM bu amaçları için bir çok periyodik yayın hazırlamakta, bir çok farklı dalda atölyeler ve seminerler düzenlemekte, Bir sinema filminin tüm gereksinimlerini kendi bünyesinde karşılayabilmek için teknik donanımlarını geliştirmekte, ağır dağıtım koşullarına karşı kendi alternatiflerini yaratabilmek için çeşitli gösterim ve dağıtım yöntemleri üzerine çalışma yürütmektedir.

*BSM “Bağımsız Sinema” kavramını; sermayeden, gericilikten, cemaatlerden, onların uzantılarından, emperyalist kurumların operasyonlarından, piyasacılıktan ve her türlü dogmatizmden, sansürcülükten ve kısıtlamadan bağımsızlık, insanlığın “Eşitlik ve Özgürlük” mücadelesine ise bir bağlılık olarak tarif eder.

MANİFESTO

“biz eli kamera tutanlarız, Biz ışığı doğru yere koymayı bilenleriz. Filmleri kesenler, sesleri taşıyabilenleriz. Biz aynı kâğıttan hem kaleler hem de uzay gemileri inşa edebilenleriz. Biz her seferinde başka biri olmayı bilenler, biz anlatacak bir hikâyesi olanlarız. Biz yıldızların kostümlerini giydirenler yüzlerini boyayanlarız. Kasaları taşıyan, kabloları bağlayan, kamerayı omuzlayıp sizi kimi zaman uzaklara, kimi zamansa kendinize doğru götürenleriz. Fakat biz sinemanın, parası olanın sanatı olmasını kabul edemiyoruz. Bu nedenle de sinemayı, sermayenin eline bırakmıyoruz. Biz hikâyelere, hayallere bakınca para görenlerden hiç hazzetmiyoruz. Biz insanlara bir şeyleri sadece para için söylemek istemiyoruz. Biz bize neyin doğru neyin iyi olduğunu patronların söylemesinden nefret ediyoruz. Biz, yeni bir fikir bulmak, yeni bir film yapmak ve yeni bir ülke kurmak istiyoruz. Bizim büyük stüdyolarımız yok. Ama önümüzdeki gerçekleri görebilecek kadar büyük gözlerimiz var. Olağanüstü kameralarımız yok. Ama söyleyecek çok önemli şeylerimiz var. Patron ya da bürokrat tanıdıklarımız yok. Ama işçi dostlarımız, öğrenci arkadaşlarımız var. Arkamızda cemaatler, yanımızda iktidarlar yok. Ama dünyanın her yerinde yoldaşlarımız var. Biz, bizim olanlarla gemimize biniyor ve kendi sesimizi,
kendi sinemamızı aramaya koyuluyoruz. Denize açılmanın zamanıdır. Hep birlikte…